AVADA KEDAVRA
Dünyama hoşgeldin! Tamam tam olarak dünyam sayılmaz blog'um desem belki daha iyi olacak. Ama boş vakitlerimin çoğunu burada geçirdiğim için dünyam desek yanlış da olmaz. Şimdi ben İstanbul'da doğmuşum. Eskiden pek bir tatlıymışım ama şimdi tanısan yine seversin bence. Hayatımın filmlerini sıralayacak olursam; Titanic (7 yaşımdan beri her sahne ezberimde), Corpse Bride ve Amelie derim. Fransız lisesinde okuyan bir hamam böceği olmakla beraber ev - okul - tumblr üçgeninde gidip gelen sıradan bir kızım. Sabahları erken uyanmayı hiç sevmem çünkü gecelerin kadınıyım. Bir ortama girdiğimde gözlemlemekten sosyalleşmeyi unuturum ama içimdeki canavar dışarı çıktığında çok eğlenceliyimdir. "Aşkım" kelimesinin gerçekten yakışacağı insanı bulacağına inananlardanım. Mozarella peynirinin ağızda bıraktığı tada bayılırım. Kendi çapımda şarkı söyleyip buradaki playlist'imde paylaşıyorum. Biliyorsanız ben buraların tumblr annesiyim. Bana anne diyebilirsiniz... Ben yine saçmalamaya başladım galiba en iyisi susayım.

Hani etkinlik kısmında “En büyük hayranlar” bölümü var ya. Bende neden orada çıkanların hepsi kız arkdşlr?

Bahçelerinde havuzu olan insanlara iyi davranın.

image

Benimle aynı arabada olanları yol bitene kadar sevdiğim müzikleri dinlemeye zorlarım.

Tahmin edebileceğiniz gibi benimle yolculuklar çok eğlenceli geçiyor.

Aşk açık bir kapıdır. Mesela buzdolabının kapısı.

Bütün gece dışarıda oturup birbirimizle konuşsak ya.

Misafirlikte annem bana çaktırmadan “Burada karnını doyur evde yemek yapmadım.” dediğinde ben:

Burada yazdıklarımız illa dünya gündemiyle alakalı olmak zorunda değil. Ve bunun baskısını yapmaya çalışanlara ayrı sinirleniyorum. Bu baskı Gezi ve Soma olaylarında yapıldı ve şimdi de Gazze ile ilgili olarak yapılıyor. Bir insanın o konularla ilgili fikrini sosyal medyada paylaşmaması bu konulara duyarsız olduğu anlamına gelmez. Hatta bazı götünü yaya yaya reblog için post atan insanlardan belki de daha çok uğraşıyor olabileceklerini düşünmeniz gerek. Bu yüzden “Neden bu olaylarla ilgili tek bir şey atmıyorsun?” gibi aptalca sorular sormayı bırakın artık. Klavye kahramanlığıyla dünya kurtulmaz.

Deniz kenarında yaşamak istiyorum. Ama aynı zamanda ormanlık bir yerde ve dağlara yakın bir yerde ve büyük bir şehirde ve şehirden uzak bir yerde de yaşamak istiyorum. Beni anlıyor musunuz?

Bir ödeve başlamadan önceki 5 saatim:

Gece bilgisayardayken salondan bir ses geldiğinde:

Ya sivrisinekler kulağımızın yanından her geçerken “miribi” dediği için o vızıltıyı duyuyorsak.

Eski fotoğraflarıma tepki :))))

Eski fotoğraflarıma tepki :))))

İltifat aldığımda ne yapacağımı şaşırıyorum. Yani ne yapılır ki böyle bir durumda? Teşekkür mü etsem? Ben de ona mı iltifat etsem? Ağlasam mı? Ya da belki de sadece arkamı dönüp kaçmalıyım.

Kapım aralıkken hep biri beni izliyormuş hissine kapılıyorum.

Benim yaşımdaki insanların harika şeyler yaptığını görüyorum…

Ben de oturuyorum falan, yemek yiyorum.